28 Ağustos 2013 Çarşamba

Tonyalı


Bugün biraz canım sıkıldı. Sabah ahırlarını yaparken Tonyalı ile biraz tartıştım. Evet yanlış okumadınız Tartıştık. Ahırlara başlamadan önce çayır otunu banfilere koyarım. Kızlarım bu otu yerken ben altlarını süpürürüm. Sidiklerini akıtırım. Ahırı sağıma hazır bir hale getiririm. Bugün Tonyalı da bir gariplik vardı. Sanki gece hiç uyumamış gibi, duruyordu. Sinirliydi. Otunu yerken bile Kafasını devamlı sallıyor. Hatta Sümbül'e boynuz atmaya çalışıyordu.
- Ne oldu Tonyalı hanım bugün keyfiniz yok yoksa bütün gece beşik mi salladınız?
Diye espri ile takılayım dedim. Bana hiç cevap vermedi. Hatta biraz da kızmış gibi "benimle dalgamı geçiyorsun" der gibi idi.
Düzelir diye hiç üzerine gitmedim. Ahırdaki temizlik işim bitince yemlerini hazırlamak için diğer odaya geçtim. Hem yem karıyorum hemde türkü söylüyordum.
" Tapancamun sapini gülle donatacağum gülle donatacağum
  Alacağum başka yar seni patlacağum, seni patlatacağum" diye söylenirken. Sümbül'ün
"Yeter artık" diye bağırmasını duydum. Hemen yanlarına koştum. Baktım ki Tonyalı Sümbüle yine vurmuş ve yemesini engelliyor. Bende;
- Artık yeter Tonyalı hanım bu kadar kapris yeter. Kendine gel, kendini biraz toparla diye çıkıştım.
Kardığım yemleri önlerine koyduktan sonra sağım makin asının memeliklerini önce Sümbül hanıma, ardından Tonyalı hanıma taktım. Süt güğüme akmaya başladıktan sonra Yaman beyin ve Sakine ve Zekiye hanımların hizmetleri için onların yanına geçtim. Biraz Yaman beyi nazlarken heralde sesim biraz fazla çıktı ki Tonyalı hanım rahatsız olmuş sesimi kesmem için Sümbüle sessizce bir şeyler söylemeye başladı. Bunu fark edince
- Tamam Tonyalı hanım susuyorum dedim. ve gerçekten sustum. Az bir işim kalmıştı ki. Süt makinasının sesinin değiştiğini fark ettim. Makinaya baktığımda yanılmamıştım. gerçekten de memelikler yere düştüğü için makina farklı bir sesle çalışıyordu. Hemen makinanın yanına gelerek memelikleri yerden kaldırdım. Makinayı kapattım. ve;
-Kim yaptı bakalım bu kabahati cevap verin dedim.
Tabi biraz sinirli bir şekilde söyledim. Tonyalı kafasını çevirip cevap bile vermiyordu. Ben bir kez daha kızgın bir ses tonu ile sorunca Sümbül kafasını çevirip;" Memelikleri Tonyalının düşürdü" ğünü söyledi. Zaten anlamıştım ama kendilerinden duymak istemiştim. Elimin tersi ile Tonyalının kalçasına hafifçe vurup;
-Tonyalı hanım biraz daha dikkatli olalım. Dedim.
Memelikleri yıkamak için mutfağa geçmiştim ki çok büyük bir gürültü ile bir şey devrilmişti. Korkuyla koştum birde ne göreyim her yer bembeyaz süt makinası devrilmiş yerde ters bir vaziyette yatıyordu.. Tonyalı kabahatını anlamış kendini Sümbüle doğru yaklaştırmış ne olacağını bekliyor gibi idi.
Çok sinirlendim. İki üç tokat salladım. Sallarken de hem acıdım hemde çok üzüldüm. Biraz akıllansın diye. vurdum. Tonyalı hiç ses çıkartmadı. Çünkü şuçluydu ve kendide farkında idi. Hem söylendim. Hem kızdım sinirli bir şekilde ahırı baştan aşağıya bir kez daha yıkadım. Benim bağırmalarıma Hiç ses çıkartmıyor hatta bana hiç bakmıyordu bile. Ben hala;
-Sana yazıklar olsun. Bunu senden hiç beklemezdim. Beni hayal kırıklığına uğrattın gibi kelimelerle söyleniyordum.
İşim bitti ahırdan çıkmak üzere idim. Her günkü alışkanlığımla bütün kızlarımla tek tek vedalaştım. Akşam ahırlarında görüşünceye kadar Allah'a Emanet olun dedim. Tonyalı bana küsmüş hiç tarafıma bakmamıştı. Bende ses çıkartmadım. Küs bir şekilde ahırdan çıktım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder